Kırım'ın Kısa Tarihçesi

Kısa Tarihçe

MÖ VII.yy - Kimmer ve İskitler hakimiyeti

MÖ V. yy - Azak denizi çevresinde Kimmerios Bosporos Krallığı

MS III. - IV.yy - Önce Gotlar sonra Hunlar Kırım'ı ele geçirdi.

MS VIII.yy - Hazarların hakimiyeti

MS XI.yy - Kuman hakimiyeti

MS XIII. yy - Moğol , Tatar-Türk hakimiyeti

MS XV.yy ilk yarısı - Kırım Hanlığı'nın kuruluşu

1475 - Osmanlı nüfuzuna giriş

1783 - Rus İşgali

1853 - 1856 Kırım Savaşı

1917 - 1918 Kırım Tatar Halk Cumhuriyeti

1921 - Kırım Özerk Sovyet Cumhuriyeti

1941 - Alman işgali

1944 - Rusların yeniden Kırım'ı ele geçirmesi ve 18 Mayıs 1944' te Kırım Tatarlarının sürgünü

1954 - Kırım'ın Ukrayna'ya bağlanması.

1967 - Kırım Tatarlarına itibarları iade edildi ancak Vatan'a dönüş izni verilmedi.

1988 - Vatan'a dönüş izni ve özellikle Özbekistan'dan Kırım'a göçlerin başlaması

1991 - Kırım Tatar Milli Meclisi'nin açılması

2014 - Rusya'nın Kırım'ı işgal ve ilhakı

2017 - Yaklaşık 300 bin Kırım Tatarı Vatan Kırım'da varolma mücadelesi veriyor.

Tarih Bölümündeki yazılar :

Sadece Başlıkları göster Özetleri göster


Astırhan Hanlığı (1437-1552)

Astırhan mıntıkası, Orta Asya ile Güneydoğu Avrupa bozkırları arasında tabiî bir geçit teşkil ettiği için, asırlarca Türk kavimlerinin doğudan batıya doğru giden akınlarına ve bunlar tarafından kurulan birçok devlet teşkilatlarına sahne olmuştur

devamı

1917 Rus İhtilalinin Kırım İstiklâl Davasına Etkisi

Şubat ihtilali Kırım Türkleri arasında da, bir iyimserlik havası yaratmış ve 23 Mart 1917 tarihinde Simferopol’de millî bir konferans toplamışlardır. Burada İslam İcra Komitesi adlı teşkilatı kurmuşlar ve siyasi gruplar oluşturmuş olmalarına rağmen, 1917 Temmuz’unda Millî Fırka adlı siyasi partinin içinde dahil olmuşlardır. Parti ileri ve Türk Birliği fikrini taşıyordu. Milliyetçilik duyguları sosyalizm boyasına batırılmış, siyasal davranışları böylece ihtilalci sosyalistlerin sağ kanadına ve Menşeviklere yaklaşmışlardır.

devamı

ALTINORDU DEVLETİ (Altınorda) - (1227-1502)

Çingiz (Cengiz) Han'ın 1227'de vuku bulan ölümünden sonra oğulları ve torunları onun fütuhatını devam ettirerek büyük bir Moğol-Türk Hakanlığı kurdular. Bu fütuhatın bizi en çok alâkadar edeni 1237-1241 yıllarında cereyan eden Doğu Avrupa istilasıdır ki, Altın Ordu Devleti ve onun bakayası olan Kırım, Kazan, Astırhan, Nogay ve Sibir hanlarının tarihi bu istila ile yakından alâkadardır.

devamı

Kasım Hanlığı (1445-1681)

Kazan Hanlığı'nın kurucusu Uluğ Muhammed Han'ın oğlu Kasım tarafından 1445 yılında kurularak 1681'e kadar sürmüş olan "Kasım Hanlığı", doğu Avrupa'daki Türk devletleri ile Slavlar arasındaki mücadelenin değişik ve karışık bir safhasını teşkil eder.

devamı

Kazan Hanlığı

Kazan Hanlığı, Altın Ordu hükümdarlarından Celaleddin bin Toktamış (1377-1395)'ın oğlu, eski Altın Ordu hükümdarlarından Uluğ Muhammed Han tarafından, İdil (Volga) veya Kama Bulgarları ülkesinde 1437'de kurulmuştur.

devamı

Kırım - Rus İdaresi Dönemi

Makale Rusya'nın 1783'te Kırım'ı ilhak etmesinden ansiklopedi maddesinin yazıldığı 2002'ye kadar geçen dönemi kapsamaktadır.

devamı

Kırım Hanları

Kırım Hanlarının listesi

devamı

KIRIM HANLIĞI

Kırım Hanlığı, Kırım Altın-Ordu imparatorluğu içinde mümtaz bir bölge teşkil etmekte idi. XIII. asır sonlarına doğru Nogay, Altın-Ordu hanına karşı Karadeniz şimalindeki stepler ile Kırım'ı müstakilen elinde tutuyor ve Balkanlar ile Bizans üzerinde siyasî üstünlüğünü ve himayesini kurmağa çalışıyordu.

devamı

Kırım Tatarları Anayurda Dönüyor

Kırım Tatarları için özellikle Rus-Türk harplerinin hemen sonrasında bazen arifesinde gerçekleşmiştir. 1783'de Kırım'ın ilhakinden hemen sonra, 1790'larda, 1812'de, 1829'da, hiçbiriyle karşılaştırılamayacak ölçüde büyük olarak 1860-1861'de, 1874'de, 1878'de, 1890'larda, 1903'de, 1918-1922 arasında, ve 1933'de, ve hatta 2. Dünya Harbi’nden sonraki mültecileri de katarsak 1944'de Kırım'dan Türkiye'ye büyük çaplı göçler oldu.

devamı

Kırım Tatarlarının Göçü

Rus egemenliğinden kaçmak arzusuyla, Kırım'dan ve bitişik bölgelerden Osmanlı imparatorluğu ülkesine doğru Tatar göçü, 1772'de başladı. Sayıları belki 100.000'i bulan bu ilk göçmenler hakkında pek az şey biliniyor

devamı

Kırım’da Rus Kolonizasyonu (1783-1850)

1783 yılında Rus Çarlığı tarafından ilhak edilen Kırım, çarlığın kolonizasyon politikalarının hedefi haline gelmiştir. Bu çalışmada 1783-1850 yılları arasında Kırım’ı ziyaret eden seyyahların gözünden bu kolonizasyon sürecinin ekonomik, kültürel, idari ve demografik sonuçlarına değinilecektir.
Kolonizasyon süreci sonucunda Kırım coğrafyasında ekonomik değere sahip olan kaynakların Rus kontrolüne girdiği, kültürel açıdan tatarların geçmişle bağlantılarının koparılmaya çalışıldığı, tatarların zorla göç ettirildiği, Kırım’a Rus ve Rus olmayan milletlerden çok sayıda göçmen getirilerek iskan edildiği ve yeni bir idari yapının ortaya çıktığı görülmektedir.

devamı

Kırım’dan Türkiye’ye Kırım Tatar Göçleri

İki yüzyılı aşkın bir süredir Kırım’dan Osmanlı İmparatorluğu’na ve Türkiye Cumhuriyeti’ne göç eden insanlara ve göç dalgalarına ilişkin çağdaş istatistik veriler günümüzde henüz ulaşılabilmiş,ortaya konulmuş, yayınlanmış ve işlenmiş değildir. Hattâ bu hususlarda bir çok bilginin de şu yahut bu şekilde belgelere yansımadığı, bir kısmının da ebediyyen ortadan kalktığı kabul edilebilir.

devamı

Kırım'da Rus Kolonizasyonu

1783'deki Rus ilhakı esnasında, savaş esirleri hariç tutulacak olursa Kırım'ın hiç bir Rus sakini mevcut değildi. Bununla birlikte, kısa bir süre içinde Rus idarecilerinde Kırım'ı yalnızca stratejik ve askerî açıdan önemli bir sınırboyu yahut esas itibarıyla ekonomik açıdan sömürülecek bir koloni olarak görmek yerine, Onu Rus anavatanının gerçek ve bölünmez bir parçasına çevirme fikri gelişti, Ruslar ve Kırım Tatarları arasında asırlara dayanan düşmanlıktan kaynaklanan anlaşılabilir intikam duygularının yanısıra, bu yeni tasavvur da Kırım'daki Kırım Tatar varlığının yarımadanın müstakbel Ruslaştırılması planları önünde duran en hafif deyimle can sıkıcı bir engel olarak görülmesinde büyük rol oynadı.

devamı

Kırım'ın Kısa Tarihçesi

Kırım'ın Kısa Tarihçesi

devamı

Kırım'ın Ruslar Tarafından İşgal ve İlhakı

Kırım Hanlığı, Altınordu Devleti'nin dağılması sonucu onun parçalarından birisi olarak XV. yüzyıl başlarında Hacı Giray tarafından kurulmuştur. Mengli Giray'ın hanlığı zamanında ve onun müracaatıyla, Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı Devleti'ne metbu bir hanlık haline gelmiştir. Siyasî, sosyal ve jeopolitik özellikleri dolayısıyla da Osmanlı idari teşkilatına bağlı bir eyalet statüsüyle Hacı Giray'ın soyundan gelenler tarafından Rus ilhakına kadar geçen dönemde Hanlık ile idare edilmiştir.

devamı

Rus - Japon Savaşı ve Kırım Türkleri

Kara ve deniz savaşları şeklinde cereyan eden bu savaşta "Port Artur", Rus ordusu saflarında askere alınan Kırım Türkleri için adına ağıtlar dizilecek derece acı ve ıstırap verici bir türküye dönüşmüştür. Rus-Japon savaşı öncesi ve sonrasıyla sadece Kırım Türkleri için değil, Rusya Müslümanları bakımından da önemli gelişmelerin habercisidir.

devamı

Rusya’nın Kırım’ı İşgal Teşebbüsleri Karşısında Kırım Hanlığı Kuvvetlerinin Perekop Zaferi (1689)

II. Viyana Bozgunu sonrası Avusturya ve Lehistan arasında oluşturulan ikili ittifak, Venedik ve 1686’da Rusya’nın da dâhil edilmesiyle genişletilerek Kutsal ittifak haline dönüştürülmüştü. Rusya’nın da bu ittifaka dâhil edilmesiyle Osmanlı Devleti’ne bir cephe de kuzeyde Rusya tarafından açılmış oluyordu. Lehistan ve Avusturya’nın Rusya’dan beklentisi, Osmanlı Devleti’ne Kırım Hanlığı’ndan gelmesi muhtemel yardımları engellemesiydi. Rusya ise Kırım, ardından Azak ve Karadeniz’e inerek uzak mefkûresi İstanbul’u ele geçirmeyi planlamaktaydı. Rusya bu amacını gerçekleştirmek için ilk hedef olan Kırım üzerine Prens Galitsin kumandasında 1687 ve 1689 tarihlerinde iki sefer gerçekleştirmiş fakat Rusya’nın bu teşebbüsleri başta Kırım Hanı Selim Giray ve Kırım- Tatar kuvvetlerinin gayretleri ile başarısızlıkla sonuçlandırılmıştı. Özellikle 1689 tarihindeki büyük sefer yani Perekop Kalesi önlerinde Rus ordularının Kırım Hanlığı kuvvetleri karşısındaki hezimeti, sadece Galitsin’in Rusya’da itibarını kaybetmesine neden olmamış, aynı zamanda Galitsin’in en büyük destekçisi Çariçe  Sofia’nın (Sophia Alekseyevna) Rusya tahtından inmesine neden olmuştu.

devamı

Yalta Konferansı

4 - 11 Şubat 1945'te Roosevelt, Churchill ve Stalin'i Yalta'daki Livadiya Sarayı’nda bir araya getiren konferanstır.

devamı



Disqus Yorum Sistemi

Kırım'ın Kısa Tarihçesi

Kırım'ın Kısa Tarihçesi

İlgili Bölümler :

Son güncelleme : 04.04.2017 03:17:20

Okunma: 22870