July 2010

Başyazı

23.01.2010

Sevgili okuyucular, Kırım dostları,
Bu sayımızın kapak resmindeki kişi Kırımlı Hamza Göktay’dır. İkinci Dünya Savaşından sonra Avrupa ülkelerinde Almanlardan kalmış esir ve çalışma kamplarında bulunan yüzlerce Kırım Tatarını Sovyetlere teslim edilmekten kurtarıp Türkiye’mize getirilmesine önayak
olmuş insandır.
Nasıl başarmış o bu işi ? Onun Fatih Camii karşısında bir kahvehanesi varmış. Civardaki Kırım Tatarları onun kahvehanesinde toplanırmış. Henüz bir Kırım Derneği yokken, o, bir dernek gibi çalışıp Kırım’dan arkadaşı olan öğretmen Cafer Gülümoğlu ile birlikte, Avrupa kamplarındaki Kırımlılarla mektuplaşmış, onlara Türkiye’den “akraba
ve kefil” bulmuş, onları Türkiye’ye getirtmiştir. Bütün bu insanlar için defterler tutmuş, adlarını ve haklarındaki bilgileri geçirmiş. (Böyle bir defterin fotokopisi bizim Derneğimizde de saklıdır.)
Hamza efendinin bu insanlığı ve milletseverliği beni daima duygulandırmıştır. Onun, benim ilkokuldaki sevgili öğretmenim Zehra Kural’ın babası olması bana ayrı bir gurur vermektedir.
Kaç yıllar once, rahmetli gazeteci Kemal Çapraz ve Almanya Kırım Derneğinden Rafet Karanlık ile Cengiz Dağcı’yı Londra’da evinde ziyaret etmiştik. Kendisinden dinlemiştik. Türkiye’ye gidenlerin haberlerini duyunca, o da Türk Elçiliğine gidip müracaatta bulunmuştu. Fakat bir sonuç alamamıştı. Hamza Göktay efendinin Sovyetlerin dünya devletlerine savurduğu tehditleri bertaraf eden
yönteminden daha sonraları haberi olmuştu.
Hamza efendiye Allah rahmet eylesin, nur içinde yatsın. Geriye Zehra Göktay – Kural gibi bir vatanperver, milliyetsever babasına yakışır bir evlât bırakmıştır.
Bu Kurban Bayramında Derneğimiz olarak yaptığımız kurban kampanyası 350 adetle sınırlı kaldı. Bu yıl da diğer Derneklere örnek olduysak da, bana göre Türkiye’den giden kurban sayısı Türkiye’deki nüfus oranımıza göre, yeterli değil. Türkiye’deki Dernekler sayısına
baktığınız zaman da yeterli değildir.
2009 yılında bu eksiğimiz olmuştur. Bunu derken, elbette ki başarılarımız da vardır. Bunlardan önemli bir tanesi Kırım’da Çocuk Okut kampanyasıdır, 600 çocuğa ulaştık. Eğitimi, halkımızın sürgünden dönüşü kadar önemli sayıyoruz. Bu sayımız artarak devam ediyor. Yılda 13 aylık ödeme yapılıyor, 12 ay’ı çocuğa, 1 ay’ıda bursun yatırılması aksayan öğrencilere kullanılıyor.
Millî Mekteplerin acil hayatî ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyoruz.
Kırım Tatar Millî Meclisinin tanıtımını ve onun başkanı Millî kahramanımız Mustafa A. Cemil Kırımoğlu’nun Türkiye’deki temaslarının organizasyonlarını milletimize yakışır şekilde yapıyoruz.
Millî Kütüphanemizi kitap ve dergilerle desteklemeye devam ediyoruz.
Kırım’da yapacağımız temaslar veya davetler, ilgili kişiler hakkında Kırım Tatar Millî Meclisimizin görüşünü alındıktan sonra gerçeklştirilmektedir.
Türkiye’deki faaliyetlerimizi, her Cuma yapılan söyleşileri, bu söyleşilerdeki ikram sahiplerini 7.000 kişiye cep telefonu mesajıyla duyuruyoruz.
10.000 adet bastığımız Bahçesaray dergisini 30 ülkeye postayla, bedelsiz olarak, her isteyene ulaştırıyoruz.
Bu dergimizi destekleyen, reklam veren firmalara müteşekkiriz. Türkiye dışındaki okuyuculardan aldığımız teşekkür ve dilek mektupları bizleri çok mutlu ediyor.
Türkiye’deki Kırım kökenli okuyucularımızdan fotoğraflarla birlikte aile tarihlerini yazıp göndermelerini bekliyoruz. 1952 yılında kurulan Derneğimizle ilgili fotoğraflar ve anılar içeren yazılara ihtiyacımız var, yardımlarınızı bekliyoruz. Bunlar Bahçesaray dergimizde
ve yazılacak Dernek tarihimizde değerlendirilecektir.
Birlik ve bölgesinde güçlü bir Türkiye ile faaliyetlerimiz ve Kırım’da vatan mücadelesi yapan kardeşlerimiz sağlıklı ve güven içinde olacaktır.
Mücadelemizin ışığı Mustafa A. Cemil KIRIMOĞLU’dur.

5-6 Aralık tarihlerinde toplanan Kırım Tatar Millî Kurultayı da Kırımoğlu’nun Millî Meclis başkanlığından ayrılma talebini tartışılmaz bir kesinlikle reddederek  görevine devam etmesini istemiştir. “Kırım’ın oğlu”, Kırım Tatarlarının “Mustafa Aga”sına sağlık ve millî mücadelemize nice uzun yıllar yolbaşçılık etmesini dilerim.
Vatan yolundaki mücadelemizde KUDAY hepimizin yardımcısı olsun.
2010 Yılı Türk ve İslâm dünyasında, Vatanımızda birlik ve beraberlik içinde, sağlıklı, sağlam nesiller yetiştirmemiz dileklerimle. Yeni yılımızın hayırlara vesile olmasını dilerim.
Celal İÇTEN
Kırım Türkleri
Kültür ve Yardımlaşma Derneği
İstanbul Şubesi Başkanı

Başyazı

10.10.2008

celal_icten-150Sevgili Okuyucular ve Kırım Dostları,

Ben Kırım ve Kafkasya bölgesinde yaşanan batı devletleri ve Rusya arasındaki gerginliği çok kısa ve kendime göre yorumlayacağım. Rusya tabii ki Kırım’ı kendine bağlamak isteyecektir. Bunun için de elinden geleni yapmaya çalışacaktır.

Avrupa’da daha önce doğu bloğu olarak bildiğimiz ülkelerin hepsi NATO üyesi oldular ve Avrupa birliğine girdiler. Ukrayna’nın da NATO üyesi olma hazırlığı Gürcistan’ın batıya yakınlaşması ve Türkiye ile iyi ilişkileri neticesinde kulakları ve kuyruğu kesilen Rusya tabii ki can havliyle saldıracak . Rusya’yaböyle yaralar değil kesin sonuç alacak hareketler lazım.

Ruslar Tatarların tarihi topraklarından çıkan enerjiyi satarak hayatlarını sürdürüyorlar. Yani Tatar petrollerinin geliri ile dünyaya kafa tutuyorlar.

Altınorda İmparatorluğu topraklarında yaşayan binlerce Müslüman Türk Tatarı dünyayı ve dünyadaki gelişmeleri yakinen takip ediyorlar. İmkân ve fırsat verilirse neler olabileceğinin hesaplarını iyi yapmak lazım.

Karadeniz çevresindeki bu gelişmeler Vatan Kırım’da yaşayan ve vatan mücadelesine devam eden kahraman milletime birlik ve beraberlik içinde hareket etmenin önemini gösteriyor. Millî Meclisve Millî Kurultay kararlarına göre hareket edilirse hiçbir kuvvet bizleri vatanımızda rahatsız edemez ve milli birliğimizi bozamaz. Çok sağlam durmalıyız.

Ukrayna ve Rusya’daki bu gelişmeler diyasporada yaşayan bizleri de daha akıllıca davranmaya sevk ediyor. Bizler de Millî Meclis ve Millî Kurultay kararlarını takip edip, ona göre demokratik kurallar içinde mücadelemize devam etmeliyiz. Milli kimliğimizi koruyacak yaşatacak faaliyetlere destek vermeliyiz.

Kırım’da halen 10 çocuğumuzdan sadece bir tanesi millî mektebe gidebiliyor. Diğerleri Ukrayna ve Rus okullarında sadece Kırım Tatarcası dersliklerine gidebiliyor.

Kırım dışında yaşayan bizler en çok Türkiye’mizde yaşıyoruz. Türkiye devleti demokratik bir ülkedir. Türkiye’de bir siyasi yaşam vardır. Bu siyasi yaşam içinde olanlar ve onları yaşamaları için destekleyen bizler daha organize olabilirsek Kırım için çok şeyler yapabiliriz.

Genel Başkanımız Dr Ahmed İhsan KIRIMLI’nın Kırım için çalışmaları ve yaptıklarından ders almalıyız ve danışarak onun engin tecrübelerinden istifade etmeliyiz.

Zamanın Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL 1994’te Kırım’ı ziyaretinde Kırım’da 1000 konut yapma sözü vermişti. Geçen yıllar içinde Türkiye Cumhuriyeti bu sözünü tutarak Kırım Tatarlarınınsürgünden dönüşüne katkıda bulundu. Kuşkusuz bu önemli yardım Demirel’in uzun zaman yardımcılığını ve bakanlığını yapan Dr Ahmed İhsan KIRIMLI’NIN akıllıca çalışmalarının neticesidir.

Kırım’dan gelen Kırımlı öğrencilerin Türkiye’mizde üniversitelerde okuması için kontenjan ayrılmasında Mustafa A.Cemil KIRIMOĞLU’nun milleti için verdiği mücadelenin Türkiye’de tanınması ve hayranlık duyulmasının payı büyüktür. Tabii ki bu öğrenci işini de Ahmed amcamız takip etti ve hayata geçirdi. Bunun gibi çok örnekler vermek mümkün.

Mücadelemizin ışığı Mustafa Abdülcemil KIRIMOĞLU’dur.Onun ışığının aydınlattığı yolda vatanımızda hür ve bağımsız olana kadar çalışacağız.

Vatan yolundaki mücadelemizde Allah hepimizin yardımcısı olsun.
Celal İÇTEN
Kırım Türkleri
Kültür ve Yardımlaşma Derneği
İstanbul Şubesi Başkanı
20.10.2008

Celal İÇTEN

Sevgili okuyucular ve Kırım dostları,

Bahçesaray sayfalarında sizlere milli mücadelemizin kahramanlarını, bilhassa kadın kahramanlarını, tanıtmaya

devam ediyoruz. Kapakta resmi bulunan Veciye Kaşka teyzemiz de Kırım’ın kahraman kadınlarından birisidir.

Halkımızın Vatan Kırım’a dönmeye başladığı yıllarda ayakta kalabilmek, Vatan’a tutunabilmek çok zordu. O zor yıllarda Veciye Kaşka evini korkmadan Mustafa bey ve arkadaşlarına bir milli meclis gibi açtı. Milletimiz için önemli kararlar o yıllarda Veciye Kaşka’nın evinde alındı. Veciye teyzeyi protesto mitinglerinde ön saflarda, halkımıza karşı Ruslar tarafından yapılan saldırılarda hep en önde milletini savunurken görebilirsiniz. Ona ve ailesine milletiyle beraber sağlıklı uzun ömürler dilerim.

*

Meşhur sanatçı dostumuz Server Kakura’nın kızı Elmas 20.10.2007 tarihinde Marlen Seyitali ile evlendi. Düğüne dernek üyelerimizden Melih – Sevda Cilsim, Ayhan – Seval İçten, Savaş – Serap Göynüllü, Celal – Tülay İçten katıldık. Ben Elmas Kakura’yı tanıdığımda henüz 5 yaşında idi. Kakura ailesini kendi soyum gibi bildim sağlam, güvenilir bir ailedir. Elmas Kakura ve Marlen Seyit Ali’nin Hansarayı camiinde milli kıyafetler içindeki dini nikahı ve hoca efendinin gençlere milletimizin faciası hakkındaki nasihat etmesini çok beğendik. İlk yıllarda düğünler çok zor imkansızlıklar içinde geçerdi ama şimdiki Kırım Tatar toyları (düğünler) milletimizin nasıl kök saldığını gösteriyor. Elmas ve Marlen’e ömür boyu mutluluklar dilerim.

*

Bu Kırım seyahatinde Eskişehir Kırım Derneği Başkanı Mesut Ör ile karşılaştık. Kırım’da TRT Televizyon Programı yapımcıları ile birlikte (Göç hikayeleri) çekim yapıyorlardı. Eskişehir Kırım Derneği eski başkanı Yetkin Tetik ve yeni başkan Mesut Ör’ün Kırım milli davasında milli liderimiz Mustafa A.Cemil KIRIMOĞLU ve milli kurultayımızın hedefleri doğrultusunda çalışmaları, milletimize hizmet etmeleri çok sevindiricidir.

18 Mayıs 1944 Kırım Tatar sürgün ve soykırımını simgeleyen Türkiye’deki ilk anıt Eskişehir’de yapıldı. Açılışı

en kısa zamanda Mustafa A. Cemil KIRIMOĞLU tarafından yapılacaktır. Eskişehir’deki dostlarımızın Vatan yolundaki çalışmaların devamını ve başarılarını dilerim.

*

Kırım’da bizleri zor günler bekliyor.

1 Kasım’da Akyar’dan (Sivastopol) gelen sivil giyimli, eğitimli insanlar tarafından Akmescit’te Balaklavskaya sokağındaki samozahvatlara (zaptedilerek alınan yerleşim yerlerine) saldırı oldu. Oradaki insanlarımız dövüldü. Arkasından 6 Kasım’da Kırım Tatar Türklerinin Aypetri dağındaki turistik satış mağazaları yıkıldı. Bu mağazaların sahipleri toprağı almak için müracaat etmelerine rağmen bu toprak bir Rus firmasına satılmış. 50 Kırım Tatarına karşı 1000 Rus polisi ile Aypetri’deki dükkanlar yıkıldı. Ancak Ruslara ait dükkanlara dokunulmadı. Çok sayıda yaralı ve tutuklu var 18 Mayıs 1944 yılında ellerimizden alınan mallarla yetinmiyorlar Rus Faşistleri. Bugün de bizleri vatanımızda istemiyorlar. Bu olayları hep Ukrayna’nın karışık zamanına denk getiriyorlar. Ukrayna devleti kendi vatandaşı olan Kırım Tatar Türklerinin can ve mal güvenliğini sağlamalı Kırım’daki Faşist Rus saldırılarından korunmalıdır.

Şu günlerde bu olaylar Kırım’da Merkez (Lenin) meydanına çadırlar kurularak protesto ediliyor. Biz de İstanbul’daki Ukrayna konsolosluğuna bu konudaki endişe ve tepkilerimizi bildiren bir mektup verdik. Diyasporada olan tüm Kırım Tatar Derneklerinin de demokratik kurallar içinde, bütün dünyadaki Ukrayna konsolosluklarına gönderecekleri mektup, faks, e-postalar yoluyla Kırım’da vatan mücadelesi yapan kardeşlerimize destek vermelidir. Ukrayna devletinin gerekli tedbirleri alacağını umuyoruz.

Kırım’daki bu ciddi olayların anında dünyaya duyurulmasında büyük emeği olan Kırım Haber Ajansı’na (QHA) diyaspora dernekleri ve şahıslar maddi destek vermelidirler.

1991 yılından beri kurbanlarımızı Kırım’da kestirerek vatan mücadelesine destek olmaya çalışıyoruz. Sizler de bu yıl kurbanlarınızı Kırım’da kestirebilirsiniz. Kurbanlar kesildikten sonra kalan miktar Kırım Tatar Milli Meclisi’ne verilmektedir. Bu vesile ile Kurban bayramınızı kutlar sağlık ve mutluluklar dilerim.

Vatan yolundaki mücadelemizde hiçbir zaman yolumuzdan ayrılmayacağız, vatanımız hür ve bağımsız olana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Hiçbir engel bizleri yolumuzdan alamayacaktır.

Allah hepimizin yardımcısı olsun.

Celal İÇTEN

Kırım Türkleri

Kültür ve Yardımlaşma Derneği

İstanbul Şubesi Başkanı 14.11.2007