July 2010

Ekim, 2008

Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu

Türk dünyasının değerli insanı, aziz dostumuz, kardeşim Kemal Çapraz’ın aramızdan ayrılmasına halen alışmış değilim. Alışmak da zor. Ama Allah’ın emri, insanlar doğacak ve ölecek. Her canlı bunu yaşayacak. Ancak, insanlar yaşarken yaptıkları ile anılacaklar. Arkasında da yaptıkları kalacak.
Rahmetli Kemal kardeşim bir başkaydı. O büyük Türk Milletinin sadık evladı idi. Bazen canı pahasına, bazen ekmek parasını kaybetmek pahasına Türkün yaşadığı her bölgeye kalemi ile uzanmış, ideallerinden asla taviz vermemiştir. Cesur yürek Kemal Çapraz, Türkün yaşadığı her yerde, kalemi ile onların yanında oldu! Türklerin yaşadığı haksızlıklara korkmadan çekinmeden kalemi ile destek verdi. Onlarla ağladı, onlarla güldü. Bu kısa sayılacak şerefli ömründe o kadar çok işler yaptı ki, herhalde, Türk dünyasında mürekkebi dökülmemiş bölge kalmamıştır.
Kemal Çapraz kardeşim bir başka idi Kırım Türkleri için. Bir başka idi Kırım, Kemal Çapraz için.
Kırım Türkleri sürgünden vatanlarına döndükleri zaman ilk o gelmişti Türkiye’den gazeteci olarak Kırım’a.
O zaman tanımıştım Kemal’i.. İlk görmüştüm, göz yaşları süzülerek soru soran gazeteciyi.. Bir daha hiç ayrılmadı bizden, her zaman bizimle oldu! Zaten Kırım ve Kırım Türkleri için yazdıkları ile hep bizimle olacak ebediyete kadar!
Türk dünyasının eşsiz evladı, sevgili Kemal kardeşim! Bir kez daha sana Allah’tan rahmet diliyorum.
Ruhun şad, mekânın Cennet olsun!
Mustafa A. Kırımoğlu
Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı

Başyazı

10.10.2008

celal_icten-150Sevgili Okuyucular ve Kırım Dostları,

Ben Kırım ve Kafkasya bölgesinde yaşanan batı devletleri ve Rusya arasındaki gerginliği çok kısa ve kendime göre yorumlayacağım. Rusya tabii ki Kırım’ı kendine bağlamak isteyecektir. Bunun için de elinden geleni yapmaya çalışacaktır.

Avrupa’da daha önce doğu bloğu olarak bildiğimiz ülkelerin hepsi NATO üyesi oldular ve Avrupa birliğine girdiler. Ukrayna’nın da NATO üyesi olma hazırlığı Gürcistan’ın batıya yakınlaşması ve Türkiye ile iyi ilişkileri neticesinde kulakları ve kuyruğu kesilen Rusya tabii ki can havliyle saldıracak . Rusya’yaböyle yaralar değil kesin sonuç alacak hareketler lazım.

Ruslar Tatarların tarihi topraklarından çıkan enerjiyi satarak hayatlarını sürdürüyorlar. Yani Tatar petrollerinin geliri ile dünyaya kafa tutuyorlar.

Altınorda İmparatorluğu topraklarında yaşayan binlerce Müslüman Türk Tatarı dünyayı ve dünyadaki gelişmeleri yakinen takip ediyorlar. İmkân ve fırsat verilirse neler olabileceğinin hesaplarını iyi yapmak lazım.

Karadeniz çevresindeki bu gelişmeler Vatan Kırım’da yaşayan ve vatan mücadelesine devam eden kahraman milletime birlik ve beraberlik içinde hareket etmenin önemini gösteriyor. Millî Meclisve Millî Kurultay kararlarına göre hareket edilirse hiçbir kuvvet bizleri vatanımızda rahatsız edemez ve milli birliğimizi bozamaz. Çok sağlam durmalıyız.

Ukrayna ve Rusya’daki bu gelişmeler diyasporada yaşayan bizleri de daha akıllıca davranmaya sevk ediyor. Bizler de Millî Meclis ve Millî Kurultay kararlarını takip edip, ona göre demokratik kurallar içinde mücadelemize devam etmeliyiz. Milli kimliğimizi koruyacak yaşatacak faaliyetlere destek vermeliyiz.

Kırım’da halen 10 çocuğumuzdan sadece bir tanesi millî mektebe gidebiliyor. Diğerleri Ukrayna ve Rus okullarında sadece Kırım Tatarcası dersliklerine gidebiliyor.

Kırım dışında yaşayan bizler en çok Türkiye’mizde yaşıyoruz. Türkiye devleti demokratik bir ülkedir. Türkiye’de bir siyasi yaşam vardır. Bu siyasi yaşam içinde olanlar ve onları yaşamaları için destekleyen bizler daha organize olabilirsek Kırım için çok şeyler yapabiliriz.

Genel Başkanımız Dr Ahmed İhsan KIRIMLI’nın Kırım için çalışmaları ve yaptıklarından ders almalıyız ve danışarak onun engin tecrübelerinden istifade etmeliyiz.

Zamanın Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL 1994’te Kırım’ı ziyaretinde Kırım’da 1000 konut yapma sözü vermişti. Geçen yıllar içinde Türkiye Cumhuriyeti bu sözünü tutarak Kırım Tatarlarınınsürgünden dönüşüne katkıda bulundu. Kuşkusuz bu önemli yardım Demirel’in uzun zaman yardımcılığını ve bakanlığını yapan Dr Ahmed İhsan KIRIMLI’NIN akıllıca çalışmalarının neticesidir.

Kırım’dan gelen Kırımlı öğrencilerin Türkiye’mizde üniversitelerde okuması için kontenjan ayrılmasında Mustafa A.Cemil KIRIMOĞLU’nun milleti için verdiği mücadelenin Türkiye’de tanınması ve hayranlık duyulmasının payı büyüktür. Tabii ki bu öğrenci işini de Ahmed amcamız takip etti ve hayata geçirdi. Bunun gibi çok örnekler vermek mümkün.

Mücadelemizin ışığı Mustafa Abdülcemil KIRIMOĞLU’dur.Onun ışığının aydınlattığı yolda vatanımızda hür ve bağımsız olana kadar çalışacağız.

Vatan yolundaki mücadelemizde Allah hepimizin yardımcısı olsun.
Celal İÇTEN
Kırım Türkleri
Kültür ve Yardımlaşma Derneği
İstanbul Şubesi Başkanı
20.10.2008

Özgür KARAHAN

1 Eylül tüm Ukrayna’da dolayısıyla Kırım’da da okulların açılış tarihi. Ukrayna okullarında 4.700.000 öğrenci eğitime başladı. 31 Mayıs tarihine kadar yeni eğitim döneminde dirsek çürütecekler.

Bizim balalar da okula gidecek

Kırım’da Kırım Tatar çocuklarının sadece %10′u anadillerinde eğitim veren “Milli mektepler”de öğrenim görebiliyor, %90′ı Rus okullarına devam ediyor. Anadilde eğitim veren sadece 15 okulumuz var.

KTMM başkanı Mustafa A.Kırımoğlu hemen her konuşmasında bu tehlikeye işaret ederek en önemli ve öncelikli meselenin anadilde eğitim olduğunu vurguluyor.

“Türkiye’den gelen Tatarlar paralarını helâya gömüyor”

Milli Mekteplerin imkânları diğer okullara göre çok daha kötü. 5 sene önce İstanbul Kırım Derneği bu okulların ihtiyaçlarını karşılamak için hayırsever üyelerini harekete geçirdi. Bazı okulların temel ihtiyaçları giderildi. Boyası badanası, kalorifer tesisatı, zemin döşemeleri yenilendi, damı aktarıldı. Hatta tuvaleti olmayan okullara Türk ve İslam geleneklerine uygun tuvaletler yaptırıldı. Öyle ki kızlar ve erkekler için birbirinden ayrı kabinleri, temizlik muslukları, aynası, sabunu olan, bu tuvaletlere para harcanmasına Ruslar hiç bir anlam veremedi, “bu Türkiye’den gelen Tatarlar paralarını helâya gömüyor” şeklinde yorumlar yapıldı.

Daha sonra her fırsatta, TİKA başta olmak üzere, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilgili devlet kurumlarına milli mekteplerimizin durumu anlatıldı. Başbakanlığa mektuplar yazıldı. Birebir görüşmelerde öncelikli mesele olarak masaya kondu…. Türkiye de meseleye kayıtsız kalmadı elbette; TİKA vasıtasıyla bu okulların yaralarına merhem olmaya çalıştı. Okulların bazı tamiratı TİKA tarafından üstlenildi.

Yine de 15 okulumuzun pek çok eksiği var. Diasporadaki bizlerin desteğini bekliyorlar. Biz destek vermeyince başkaları “yardım için” el atıyor. Mesela QHA’dan Medat Settarov’un 29 Ağustos 2008 tarihli haberine göre :

“Ukrayna çapında faaliyet gösteren İslami yardım kuruluşu Alraid’in Akmescit şubesi 21 numaralı okul ile ortaklaşa Kırım Tatarca hazırlık kursu açmayı planlıyor. 6 yaşındaki 8 Kırım Tatar çocuğun katılacağı kurs 1 Eylül’de başlayacak. Sınıf öğretmeni Adelina Arslanova’dan QHA’ya bildirdiğine göre sınıf programında Ukraince, Kırım Tatarca ve İngilizce dil eğitimi yer alacak. Çocukların rahatlığı için ücretsiz yemek ve öğlen arası uyku imkanı sağlanacak.”

Herşey bu sitemkâr mesajla başladı.

Diasporanın internetteki haberleşme grubu olan Crimea-L’e (*) 1 Eylül 2000 tarihinde grup üyelerinden İsmet Yüksel şu mesajı gönderdi :

Sevgili Dostlar,
Bir süredir Vatan Kırım’ı kurtarmak ve Kırım Tatarların geleceği için yapmış olduğunuz tartışmaları heyecanla izliyorum (!) Kusura bakmayın ama, ya sizler bu sözleri laf olsun diye birbirlerinize yazıyorsunuz, ya da işiniz yok, vakit geçiriyorsunuz.
Bakın, Kırım`da Kırım Tatarlarının bir çok problemleri var. Diaspora olarak bunları nasıl çözümleyebiliriz? Bir fert olarak Kırım`a nasıl yardım edebiliriz? Bunları tartışmamız gerekmez mi?
İşte size yardım edebileceğiniz ve tartışabileceğiniz bir konu:
Bugün 1 Eylül. Kırım`da okullar açıldı. Bu sabah Akmescit sokakları tüm Kırım`da olduğu gibi okul cocukları ile dolu. Sokaklara göz gezdirdiğiniz zaman inanın Kırım Tatar çocuklarını hemen ayırabilirsiniz. Fakat sizin dusundugunuz gibi fiziki yapıları ile değil. Kılık kıyafetleri, yüz ifadeleriyle. Rus ve diger milletlerin çocuklarının elbiseleri çantaları hepsi yeni, ellerinde çiçekler ve yüzlerinde gülücükler öğretmenlerine verecekler.
Ya Kırım Tatar çocuklar! Görseniz inanın yürekleriniz parçalanır. Üniformaları temiz fakat renkleri solmuş. Çantaları babasının ya da annesinin 20 yıl önce kullandığı çanta… Abartmıyorum. Kırım’a gelin ve bir milli mektebi gezin ve görün. Vicdanı olan göz yaşlarını tutamaz.
Kırım Tatarlarının geleceği için eğitimden daha önemli ne olabilir?
Bakın, Kırım`da yardıma muhtaç yüzlerce öğrenci var. Bu liste üyelerinin her biri bir ogrenci okutabilir. Tanidiklarina, akrabalarına teklif edebilir. Fazla değil her ay 20 USD. Daha fazla yapmak isteyen milli mekteplere yardım edebilir. Bir düşünün, Kırım`ın geleceği için ne kadar büyük bir iş yapmış olursunuz.

Vatan Kırım`dan sevgilerle…
Savlukman kalınız.
İsmet Yüksel

Kırım’da Bir Çocuk Okut Kampanyası 8 senedir devam ediyor.

İşte yukarıdaki mesajla başlayan kampanya katılımcıları başlangıçta 5-10 çocuğa ayda 15 dolar vererek yardım ediyordu. İsmet Bey’in fedakârlığı, ısrarlı takipleri ve emeği ile 8 sene içinde yardımlar yüzlerce çocuğa ulaştı. O günlerde ilköğretimde okuyan pek çok muhtaç çocuğumuz üniversiteye başlayıp mezun oldu. Aralarında bilim olimpiyatlarından altın madalya ile dönenler vardı. Yüzlerce çocuğumuzun kaderi değişti. Internet sayesinde dünyanın dört bir yanından gönüllüler kampanyadan haberdar olarak katkıda bulundu.

Bugün kampanyada 141 Aktif Gönüllü 464 çocuğa burs veriyor. İhtiyaç sahibi öğrenciler elbette daha çok ama kampanyanın mali ve işgücü sınırları ancak bu noktaya kadar destek verebiliyor.

Mektuplaşma çok önemli

Kampanyaya katılan gönüllüler ile çocuklar arasındaki iletişim mektuplarla sağlanıyor. Bu, kampanyanın olmazsa olmaz şartlarından biri.

Çocuklar kendilerine yardımda bulunan büyüklerine anadillerinde mektuplar yazdılar. Kendilerini, ailelerini, köylerini okullarını, vatanlarını diasporadakilere anlattılar. Bu mektuplar o kadar içten, o kadar naifti ki… Minik eller köylerindeki çiçekleri mektuplarına resmediyordu. Şu çizilen kendi evleri, hemen yanındaki de Emine aptelerin evi oluyordu. Hasta olduğu için üç gün okula gidilememiş olunuyordu……

Başlangıçta kırık dökük kelimelerden oluşan Rusça katkılı cümleler zaman geçtikçe Kırım Tatarcasının letafetiyle zenginleşmeye başlıyordu. Çocuklarımız büyüyorlar ve gelişiyorlardı.

Bazılarımız okuttuğumuz çocukları Kırım’da ziyaret etme fırsatı da bulduk. Yaşanan duygu seli, bayram havası anlatılır gibi değil… Aileler arasında sıkı bir bağ kuruluyordu. Türkiye’den gelen mektuplar evin baş köşesinde duruyor ve hepsi hatıra olarak saklanıyordu. Çocuklar kendilerine kol kanat geren “akrabalarının” olduğunu bilmenin güveniyle başları dik dolaşıyordu. Hatta babası olmayan bir yavrumuz kendilerine dayılanan Rus çocuklarına “benim Türkiye’de amcam var, seni çok kötü döver” diyebiliyordu.


Öğrencilerin okula hazırlık masrafı 1200 grivna

QHA’dan Dilara Tabakova 7 Ağustos 2008 tarihli haberinde bir öğrencinin giyim-kuşam ve kırtasiye masraflarının 1200 grivna yani yaklaşık 250 dolar tuttuğunu yazmıştı:

“Öğrencinin alışverişi sepetinde, okul forması (yaklaşık 600 grivna), spor kıyafeti (250 grivna), okul çantası (130 grivna), kalemlik (15 grivna), 40 defter (36 grivna), kalem ve keçe kalem takımı (15 grivna), resim albümü (5 grivna), günlük defter (15 grivna) bulunuyor.”

Kırım’da Bir Çocuk Okut Kampanyası’na katılanlar okuttukları çocuklara en az 15 dolar veriyorlar. Ayda 15 dolar 8 sene öncesinin ekonomik şartlarında Kırım’da iyi sayılabilecek bir katkıydı. Bugünün şartlarını ise yukarıdaki haber özetliyor.

Yaptığımız yardımı arttırmalıyız.

Bakın aşağıdaki tablo 2001’den bugüne kadar 1 Eylül tarihindeki $/TL kurunu ve buna bağlı olarak yaptığımız 15$’lık yardımın karşılığını gösteriyor:

$/TL

TL

2001

1,37

20,55

2002

1,69

25,35

2003

1,38

20,70

2004

1,50

22,50

2005

1,33

19,95

2006

1,46

21,90

2007

1,29

19,35

2008

1,17

17,55

Bugün 15 dolar 8 sene öncesinin 20 lirasına bile denk gelmeyen bir meblağ. Üniversite öğrencilerine ise zaten yeterli gelmiyor.

Kampanya giderleri

Bir diğer nazik husus da kampanyanın idari giderlerinin yardım alan çocuk sayısıyla doğru orantılı olarak artıyor olması. Çocuklara paranın dağıtılması için Kırım’ın dört bir yanına gidilip gelinmesi, öğrenciler ve gönüllülerle yapılan telefon görüşmeleri vs… Kampanyayı idare eden gönüllülerin sırtına yüklediğimiz bu masrafları nasıl üstlenmemiz gerektiğine ilişkin çözüm önerilerine ihtiyaç var. Her ne kadar bu iş Allah rızası için yapılıyor, bundan bir şikayet edilmiyor ve konusu açılınca utangaçlıkla cevap veriliyor olsa da, 8 senedir kampanyaya katılan bizlerin bu masrafların üzerinde biraz düşünmesi gerekir. Bunu da her fırsatta dile getirmeyi bir borç biliyorum.

Kampanyaya katılmak isteyenler

Okullar açıldı, bizim balaların durumu böyle. Daha iyi bir gelecek için daha çok desteğe ihtiyaçları var.

Kampanyaya katılmak isteyenler şu adresten geniş bilgi edinip katılabilirler :

http://egitim.vatankirim.net/kampanya/

Zaten katılan hayırseverler de imkânları ölçüsünce yardımlarını artırırlarsa 8 senedir süregelen ve bence diasporanın vatanı için yaptığı en hayırlı hareket olan bu kampanya daha da başarılı olur.

2 Eylül 2008