July 2010

‘Manşet’ kategorisindeki yazılar

Başyazı

23.01.2010

Sevgili okuyucular, Kırım dostları,
Bu sayımızın kapak resmindeki kişi Kırımlı Hamza Göktay’dır. İkinci Dünya Savaşından sonra Avrupa ülkelerinde Almanlardan kalmış esir ve çalışma kamplarında bulunan yüzlerce Kırım Tatarını Sovyetlere teslim edilmekten kurtarıp Türkiye’mize getirilmesine önayak
olmuş insandır.
Nasıl başarmış o bu işi ? Onun Fatih Camii karşısında bir kahvehanesi varmış. Civardaki Kırım Tatarları onun kahvehanesinde toplanırmış. Henüz bir Kırım Derneği yokken, o, bir dernek gibi çalışıp Kırım’dan arkadaşı olan öğretmen Cafer Gülümoğlu ile birlikte, Avrupa kamplarındaki Kırımlılarla mektuplaşmış, onlara Türkiye’den “akraba
ve kefil” bulmuş, onları Türkiye’ye getirtmiştir. Bütün bu insanlar için defterler tutmuş, adlarını ve haklarındaki bilgileri geçirmiş. (Böyle bir defterin fotokopisi bizim Derneğimizde de saklıdır.)
Hamza efendinin bu insanlığı ve milletseverliği beni daima duygulandırmıştır. Onun, benim ilkokuldaki sevgili öğretmenim Zehra Kural’ın babası olması bana ayrı bir gurur vermektedir.
Kaç yıllar once, rahmetli gazeteci Kemal Çapraz ve Almanya Kırım Derneğinden Rafet Karanlık ile Cengiz Dağcı’yı Londra’da evinde ziyaret etmiştik. Kendisinden dinlemiştik. Türkiye’ye gidenlerin haberlerini duyunca, o da Türk Elçiliğine gidip müracaatta bulunmuştu. Fakat bir sonuç alamamıştı. Hamza Göktay efendinin Sovyetlerin dünya devletlerine savurduğu tehditleri bertaraf eden
yönteminden daha sonraları haberi olmuştu.
Hamza efendiye Allah rahmet eylesin, nur içinde yatsın. Geriye Zehra Göktay – Kural gibi bir vatanperver, milliyetsever babasına yakışır bir evlât bırakmıştır.
Bu Kurban Bayramında Derneğimiz olarak yaptığımız kurban kampanyası 350 adetle sınırlı kaldı. Bu yıl da diğer Derneklere örnek olduysak da, bana göre Türkiye’den giden kurban sayısı Türkiye’deki nüfus oranımıza göre, yeterli değil. Türkiye’deki Dernekler sayısına
baktığınız zaman da yeterli değildir.
2009 yılında bu eksiğimiz olmuştur. Bunu derken, elbette ki başarılarımız da vardır. Bunlardan önemli bir tanesi Kırım’da Çocuk Okut kampanyasıdır, 600 çocuğa ulaştık. Eğitimi, halkımızın sürgünden dönüşü kadar önemli sayıyoruz. Bu sayımız artarak devam ediyor. Yılda 13 aylık ödeme yapılıyor, 12 ay’ı çocuğa, 1 ay’ıda bursun yatırılması aksayan öğrencilere kullanılıyor.
Millî Mekteplerin acil hayatî ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyoruz.
Kırım Tatar Millî Meclisinin tanıtımını ve onun başkanı Millî kahramanımız Mustafa A. Cemil Kırımoğlu’nun Türkiye’deki temaslarının organizasyonlarını milletimize yakışır şekilde yapıyoruz.
Millî Kütüphanemizi kitap ve dergilerle desteklemeye devam ediyoruz.
Kırım’da yapacağımız temaslar veya davetler, ilgili kişiler hakkında Kırım Tatar Millî Meclisimizin görüşünü alındıktan sonra gerçeklştirilmektedir.
Türkiye’deki faaliyetlerimizi, her Cuma yapılan söyleşileri, bu söyleşilerdeki ikram sahiplerini 7.000 kişiye cep telefonu mesajıyla duyuruyoruz.
10.000 adet bastığımız Bahçesaray dergisini 30 ülkeye postayla, bedelsiz olarak, her isteyene ulaştırıyoruz.
Bu dergimizi destekleyen, reklam veren firmalara müteşekkiriz. Türkiye dışındaki okuyuculardan aldığımız teşekkür ve dilek mektupları bizleri çok mutlu ediyor.
Türkiye’deki Kırım kökenli okuyucularımızdan fotoğraflarla birlikte aile tarihlerini yazıp göndermelerini bekliyoruz. 1952 yılında kurulan Derneğimizle ilgili fotoğraflar ve anılar içeren yazılara ihtiyacımız var, yardımlarınızı bekliyoruz. Bunlar Bahçesaray dergimizde
ve yazılacak Dernek tarihimizde değerlendirilecektir.
Birlik ve bölgesinde güçlü bir Türkiye ile faaliyetlerimiz ve Kırım’da vatan mücadelesi yapan kardeşlerimiz sağlıklı ve güven içinde olacaktır.
Mücadelemizin ışığı Mustafa A. Cemil KIRIMOĞLU’dur.

5-6 Aralık tarihlerinde toplanan Kırım Tatar Millî Kurultayı da Kırımoğlu’nun Millî Meclis başkanlığından ayrılma talebini tartışılmaz bir kesinlikle reddederek  görevine devam etmesini istemiştir. “Kırım’ın oğlu”, Kırım Tatarlarının “Mustafa Aga”sına sağlık ve millî mücadelemize nice uzun yıllar yolbaşçılık etmesini dilerim.
Vatan yolundaki mücadelemizde KUDAY hepimizin yardımcısı olsun.
2010 Yılı Türk ve İslâm dünyasında, Vatanımızda birlik ve beraberlik içinde, sağlıklı, sağlam nesiller yetiştirmemiz dileklerimle. Yeni yılımızın hayırlara vesile olmasını dilerim.
Celal İÇTEN
Kırım Türkleri
Kültür ve Yardımlaşma Derneği
İstanbul Şubesi Başkanı

Başyazı

24.09.2009

Sevgili okuyucular, Kırım dostları,

Sürgünün 65. yılı anma etkinliklerine ve 1. Dünya Tatar Kongresine katıldık. Diasporadan gelen temsilciler vatanları Kırım’da yapılan bu kongrenin arefesinde, 65. Kırım Tatar sürgününü anma mitingi münasebeti ile meydanda toplanan halkımızın arasına girerek bire bir görüşme imkânı buldular. Onların duygularını, neler yaşadıklarını onlarla birlikte yaşadılar. Bu arada diasporadan kimlerin kendilerine nasıl yardımlarda bulunduğunu bizzat onların ağzından dinlediler.
Öyle zannediyorum ki, diasporadan vatanlarına bu kongre için gelenler, yeni kurulan teşkilatlar ve dernek yöneticileri örnek alacakları, kuruluşları 1952 ve 1955 yılları ve sürgün tarihi 1944’e oldukça yakın olan İstanbul ve Ankara Kırım Derneklerini ve bağlı oldukları Ankara Genel Merkezini, onun Genel başkan Dr. Ahmet İhsan KIRIMLI’yı anlamaları, onların yaptıklarını yakından bilmeleri ve kendi çalışmalarında uygulamaları lazımdır. Bu, dilde, fikirde, işte birlik içinde olmanın bir icabıdır.
Genel Merkeze bağlı bizler hiçbir başka amacımız olmadan Kırım’da sürgünden dönen milletimize yardımdan başka gayemiz yoktur. Dernek yöneticiliğinde geçen zaman ve Kırım’a yapılan hizmetler bunun en iyi şahididir.
Kırım’da vatan mücadelesi yapan kardeşlerimize destek için diasporada güçlü ve köklü dernekler olmalıdır.
*
Kırım Tatar Milli Meclisinin yeni yöneticilerinden diasporadaki bizleri objektif bir şekilde tahlil etmelerini ve tarihi bir sürecin sonunda içinde bulunduğumuz özel durumumuzda, bizlerin de Vatan Kırım’daki milletimizin inançlı hadimi olarak çalıştığımızı görmelerini dileriz. Bizlerin nasıl çalıştığını en iyi Milli Liderimiz Mustafa A. Cemil KIRIMOĞLU
biliyor.
Zaman zaman Kırım Tatar Milli Meclis temsilcileri veya Kırım Parlamentosunda olan Kırım Tatar yetkilileri (Bakanlar veya yardımcıları) Türkiye’deki temaslarında ya sonradan, ya da bir problem çıktığı zaman haberdar oluyoruz.
Halbuki halkımızın iki kolundan biri, biziz.
*
Milli Meclisin eğitim sorumlusu veya milli mekteplerin bulunduğu bölgelerdeki milli meclis reisleri yeterince milli mekteplerin problemleriyle ilgilenmediğini Kırım’daki dostlarımızdan duyuyoruz. Yetkililerimiz neden daha fazla milli mekteplerimizi ziyaret etmiyorlar. Eğitimden daha önemli ne olabilir ki? Acaba geçen yıllara bakarak artması gerekirken neden milli mekteplerde öğrenci sayısı düşüyor?
Bölge Milli Meclis reisleri bu konuda merkez Kırım Tatar Milli Meclisi’ne devamlı bilgi vermeli ve destek almalıdır.
Milletimizin geleceği milli mekteplerden geçer.
Kırım’da yaşayan Tatarlar Ukrayna vatandaşı olduğuna göre o halde Ukrayna devleti de Kırım Tatarları için üstüne düşeni yapmalıdır. Ana dilimizde eğitim yapan yeni milli mektepler açmalıdır. Kültürel faaliyetlerimize yardımcı olmalıdır. Milli kuruluşlarımız (Müftülüğümüz, Televizyonlar ve Radyolar) da desteklenmelidir.
*
EMEL Mecmuası 10 yıldan sonra 228. sayısı ile yayın hayatına tekrar başladı. Emel mecmuası Romanya Dobruca’da Müstecip ÜLKÜSAL başkanlığında başladı.
Sonra Kırım Tatar Türklerinin hür dünyada sesi olan Emel mecmuası Türkiye’de çıkmaya başladı. Emel Dergisi Türkiye’de sizlerin destekleriyle yayın hayatını sürdürecektir.
Destekte bulunmak isteyenler derneğimizde abone olabilirler.
Diasporada ve Kırım’da faaliyetlerin sağlıklı yürüyebilmesi için diasporada yaşayan bizlere çok büyük görevler düşüyor. Maddi ve manevi desteklerinizi devamlı artan bir şekilde yapmalıyız.
Bölgesinde güçlü bir Türkiye ile faaliyetlerimiz ve Kırım’da vatan mücadelesi yapan kardeşlerimiz sağlıklı ve güven içinde olacaklardır.
Mücadelemizin ışığı Mustafa A. Cemil KIRIMOĞLU’dur. Onun ışığının aydınlattığı yolda vatanımızda hür ve  bağımsız olana kadar çalışacağız.
Vatan yolundaki mücadelemizde Kuday hepimizin yardımcısı olsun.
Hayırlı Ramazanlar.
Celal İÇTEN
Kırım Türkleri
Kültür ve Yardımlaşma Derneği
İstanbul Şubesi Başkanı

celal_icten-150Sevgili okuyucular, Kırım dostları,
Sürgünün 65. yılı olması ve Dünya Kırım Tatar Kurultayı’nın
Bahçesaray’da toplanması sebebiyle benim hatırıma Milli Kahraman, Milli Şehit Numan Çelebi CİHAN ve Müstecip ÜLKÜSAL geliyor. Onlar hayatlarını, ülküleri uğruna feda eden insanlardır. Bu ülkücüler
insanlığa ve mensup oldukları millete faydalı olmaktan başka düşüncesi olmayan, hayatının değerini ülküsüne hizmette gören kişilerdir. Bu ülkücüler yaşadığı sürece milletine hizmette bulunmaları onlar için yaşamın zevki olur. Bu insanların ölümleri bile inandıkları davaya örnek oldu.
Benim Müstecip ÜLKÜSAL ile tanışmam, Kadıköy’deki evinde olmuştu. Cafer Seydahmet KIRIMER’den sonra Türkiye’mizde milli hareketimizde lider, yolbaşçı o idi. Ülküsal’ı sağlığında her hafta sonu
ziyaret ederek sohbet ederdim. Rahmetli Ülküsal ile sohbet konumuz her defasında Kırım için neler yapılabilir, neler yapılmalı olurdu.. O milleti ve Türk dünyası için yaşayan bir ülkücü idi.
Hâlâ çıkardığı yayınlar (Emel mecmuası ve kitapları) güncelliğini koruyor. Bu yayınlarda milletinin ızdırabını haykırdı. Örnek olarak yaşadı. Son nefesinde bile vatanı ve milletini söyledi. Allah rahmet eylesin nur içinde yatsın. Vatanı için canlarını feda eden kahraman ülkücülerin ruhlarının Kırım’da dolaşıp vatan mücadelesi veren kardeşlerimize yardım ettiklerinden eminim. Vatanı dışında yaşayan bizler her zaman bu kahramanları ve arkadaşlarını örnek almalıyız.
Kırım’da Rusların oynadığı çeşitli oyunlar, baskılar neticesinde Aktopraklar’a göçtük, canımızı namusumuzu güvence altına aldık. Aktopraklar’da kök saldık, kendi vatanımızda gibi yaşadık. Ama  Vatan Kırım’da bıraktıklarımız hiç de emniyet içinde olmadılar. 1930
Ural sürgününden (ve Sibirya) dönen olmadığı gibi 18 Mayıs 1944’te bir gecede Kırım boşaltıldı. Bu Rus devleti eliyle planlı bir şekilde yapılan soykırım idi. Nüfusumuzun yarısı sürgün esnasında yok oldu, hiçbirinin mezarı yoktur. Gittikleri yerlerde de baskı rejimine
tabi tutuldular. Bu yok oldu denilen insanlar Mustafa A. Cemil KIRIMOĞLU’nun liderliğinde vatanlarına döndüler. Bu dünyada önemli haber oldu, çünkü bir tek silah patlamadı. Tamamen demokratik kurallar içinde yapılan, dünyada örneği olmayan bir milli
mücadele idi.
Vatan dışında yaşayan Kırım Türkleri içinde bir heyecan yarattı. Pınar yeniden kaynamaya, akmaya başlamıştı. Allaha bin şükürler olsun.
Vatanda vatan mücadelesi yapan kardeşlerimize kayıtsız şartsız  destek vermeye başladık. İlerleyen zaman içinde Rus işbirlikçileri de işlerine başladı ama çok şükür bu işbirlikçilere aldanan insanlarımız çok azlar.
Diasporada ve Vatan Kırım’da Aklı-selim insanlar çok. Geleceğimiz için birlikte hareket etmeliyiz. Milli kurultay, milli meclis, milli lider, mücadelemizin ışığı Mustafa Abdülcemil KIRIMOĞLU’dur. Onun ışığının aydınlattığı yolda vatanımızda hür ve bağımsız oluncaya kadar çalışacağız.
Vatan yolundaki mücadelemizde Allah hepimizin yardımcısı olsun.
Celal İÇTEN
Kırım Türkleri
Kültür ve Yardımlaşma Derneği
İstanbul Şubesi Başkanı

Başyazı

10.10.2008

celal_icten-150Sevgili Okuyucular ve Kırım Dostları,

Ben Kırım ve Kafkasya bölgesinde yaşanan batı devletleri ve Rusya arasındaki gerginliği çok kısa ve kendime göre yorumlayacağım. Rusya tabii ki Kırım’ı kendine bağlamak isteyecektir. Bunun için de elinden geleni yapmaya çalışacaktır.

Avrupa’da daha önce doğu bloğu olarak bildiğimiz ülkelerin hepsi NATO üyesi oldular ve Avrupa birliğine girdiler. Ukrayna’nın da NATO üyesi olma hazırlığı Gürcistan’ın batıya yakınlaşması ve Türkiye ile iyi ilişkileri neticesinde kulakları ve kuyruğu kesilen Rusya tabii ki can havliyle saldıracak . Rusya’yaböyle yaralar değil kesin sonuç alacak hareketler lazım.

Ruslar Tatarların tarihi topraklarından çıkan enerjiyi satarak hayatlarını sürdürüyorlar. Yani Tatar petrollerinin geliri ile dünyaya kafa tutuyorlar.

Altınorda İmparatorluğu topraklarında yaşayan binlerce Müslüman Türk Tatarı dünyayı ve dünyadaki gelişmeleri yakinen takip ediyorlar. İmkân ve fırsat verilirse neler olabileceğinin hesaplarını iyi yapmak lazım.

Karadeniz çevresindeki bu gelişmeler Vatan Kırım’da yaşayan ve vatan mücadelesine devam eden kahraman milletime birlik ve beraberlik içinde hareket etmenin önemini gösteriyor. Millî Meclisve Millî Kurultay kararlarına göre hareket edilirse hiçbir kuvvet bizleri vatanımızda rahatsız edemez ve milli birliğimizi bozamaz. Çok sağlam durmalıyız.

Ukrayna ve Rusya’daki bu gelişmeler diyasporada yaşayan bizleri de daha akıllıca davranmaya sevk ediyor. Bizler de Millî Meclis ve Millî Kurultay kararlarını takip edip, ona göre demokratik kurallar içinde mücadelemize devam etmeliyiz. Milli kimliğimizi koruyacak yaşatacak faaliyetlere destek vermeliyiz.

Kırım’da halen 10 çocuğumuzdan sadece bir tanesi millî mektebe gidebiliyor. Diğerleri Ukrayna ve Rus okullarında sadece Kırım Tatarcası dersliklerine gidebiliyor.

Kırım dışında yaşayan bizler en çok Türkiye’mizde yaşıyoruz. Türkiye devleti demokratik bir ülkedir. Türkiye’de bir siyasi yaşam vardır. Bu siyasi yaşam içinde olanlar ve onları yaşamaları için destekleyen bizler daha organize olabilirsek Kırım için çok şeyler yapabiliriz.

Genel Başkanımız Dr Ahmed İhsan KIRIMLI’nın Kırım için çalışmaları ve yaptıklarından ders almalıyız ve danışarak onun engin tecrübelerinden istifade etmeliyiz.

Zamanın Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL 1994’te Kırım’ı ziyaretinde Kırım’da 1000 konut yapma sözü vermişti. Geçen yıllar içinde Türkiye Cumhuriyeti bu sözünü tutarak Kırım Tatarlarınınsürgünden dönüşüne katkıda bulundu. Kuşkusuz bu önemli yardım Demirel’in uzun zaman yardımcılığını ve bakanlığını yapan Dr Ahmed İhsan KIRIMLI’NIN akıllıca çalışmalarının neticesidir.

Kırım’dan gelen Kırımlı öğrencilerin Türkiye’mizde üniversitelerde okuması için kontenjan ayrılmasında Mustafa A.Cemil KIRIMOĞLU’nun milleti için verdiği mücadelenin Türkiye’de tanınması ve hayranlık duyulmasının payı büyüktür. Tabii ki bu öğrenci işini de Ahmed amcamız takip etti ve hayata geçirdi. Bunun gibi çok örnekler vermek mümkün.

Mücadelemizin ışığı Mustafa Abdülcemil KIRIMOĞLU’dur.Onun ışığının aydınlattığı yolda vatanımızda hür ve bağımsız olana kadar çalışacağız.

Vatan yolundaki mücadelemizde Allah hepimizin yardımcısı olsun.
Celal İÇTEN
Kırım Türkleri
Kültür ve Yardımlaşma Derneği
İstanbul Şubesi Başkanı
20.10.2008

Özgür KARAHAN

1 Eylül tüm Ukrayna’da dolayısıyla Kırım’da da okulların açılış tarihi. Ukrayna okullarında 4.700.000 öğrenci eğitime başladı. 31 Mayıs tarihine kadar yeni eğitim döneminde dirsek çürütecekler.

Bizim balalar da okula gidecek

Kırım’da Kırım Tatar çocuklarının sadece %10′u anadillerinde eğitim veren “Milli mektepler”de öğrenim görebiliyor, %90′ı Rus okullarına devam ediyor. Anadilde eğitim veren sadece 15 okulumuz var.

KTMM başkanı Mustafa A.Kırımoğlu hemen her konuşmasında bu tehlikeye işaret ederek en önemli ve öncelikli meselenin anadilde eğitim olduğunu vurguluyor.

“Türkiye’den gelen Tatarlar paralarını helâya gömüyor”

Milli Mekteplerin imkânları diğer okullara göre çok daha kötü. 5 sene önce İstanbul Kırım Derneği bu okulların ihtiyaçlarını karşılamak için hayırsever üyelerini harekete geçirdi. Bazı okulların temel ihtiyaçları giderildi. Boyası badanası, kalorifer tesisatı, zemin döşemeleri yenilendi, damı aktarıldı. Hatta tuvaleti olmayan okullara Türk ve İslam geleneklerine uygun tuvaletler yaptırıldı. Öyle ki kızlar ve erkekler için birbirinden ayrı kabinleri, temizlik muslukları, aynası, sabunu olan, bu tuvaletlere para harcanmasına Ruslar hiç bir anlam veremedi, “bu Türkiye’den gelen Tatarlar paralarını helâya gömüyor” şeklinde yorumlar yapıldı.

Daha sonra her fırsatta, TİKA başta olmak üzere, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilgili devlet kurumlarına milli mekteplerimizin durumu anlatıldı. Başbakanlığa mektuplar yazıldı. Birebir görüşmelerde öncelikli mesele olarak masaya kondu…. Türkiye de meseleye kayıtsız kalmadı elbette; TİKA vasıtasıyla bu okulların yaralarına merhem olmaya çalıştı. Okulların bazı tamiratı TİKA tarafından üstlenildi.

Yine de 15 okulumuzun pek çok eksiği var. Diasporadaki bizlerin desteğini bekliyorlar. Biz destek vermeyince başkaları “yardım için” el atıyor. Mesela QHA’dan Medat Settarov’un 29 Ağustos 2008 tarihli haberine göre :

“Ukrayna çapında faaliyet gösteren İslami yardım kuruluşu Alraid’in Akmescit şubesi 21 numaralı okul ile ortaklaşa Kırım Tatarca hazırlık kursu açmayı planlıyor. 6 yaşındaki 8 Kırım Tatar çocuğun katılacağı kurs 1 Eylül’de başlayacak. Sınıf öğretmeni Adelina Arslanova’dan QHA’ya bildirdiğine göre sınıf programında Ukraince, Kırım Tatarca ve İngilizce dil eğitimi yer alacak. Çocukların rahatlığı için ücretsiz yemek ve öğlen arası uyku imkanı sağlanacak.”

Herşey bu sitemkâr mesajla başladı.

Diasporanın internetteki haberleşme grubu olan Crimea-L’e (*) 1 Eylül 2000 tarihinde grup üyelerinden İsmet Yüksel şu mesajı gönderdi :

Sevgili Dostlar,
Bir süredir Vatan Kırım’ı kurtarmak ve Kırım Tatarların geleceği için yapmış olduğunuz tartışmaları heyecanla izliyorum (!) Kusura bakmayın ama, ya sizler bu sözleri laf olsun diye birbirlerinize yazıyorsunuz, ya da işiniz yok, vakit geçiriyorsunuz.
Bakın, Kırım`da Kırım Tatarlarının bir çok problemleri var. Diaspora olarak bunları nasıl çözümleyebiliriz? Bir fert olarak Kırım`a nasıl yardım edebiliriz? Bunları tartışmamız gerekmez mi?
İşte size yardım edebileceğiniz ve tartışabileceğiniz bir konu:
Bugün 1 Eylül. Kırım`da okullar açıldı. Bu sabah Akmescit sokakları tüm Kırım`da olduğu gibi okul cocukları ile dolu. Sokaklara göz gezdirdiğiniz zaman inanın Kırım Tatar çocuklarını hemen ayırabilirsiniz. Fakat sizin dusundugunuz gibi fiziki yapıları ile değil. Kılık kıyafetleri, yüz ifadeleriyle. Rus ve diger milletlerin çocuklarının elbiseleri çantaları hepsi yeni, ellerinde çiçekler ve yüzlerinde gülücükler öğretmenlerine verecekler.
Ya Kırım Tatar çocuklar! Görseniz inanın yürekleriniz parçalanır. Üniformaları temiz fakat renkleri solmuş. Çantaları babasının ya da annesinin 20 yıl önce kullandığı çanta… Abartmıyorum. Kırım’a gelin ve bir milli mektebi gezin ve görün. Vicdanı olan göz yaşlarını tutamaz.
Kırım Tatarlarının geleceği için eğitimden daha önemli ne olabilir?
Bakın, Kırım`da yardıma muhtaç yüzlerce öğrenci var. Bu liste üyelerinin her biri bir ogrenci okutabilir. Tanidiklarina, akrabalarına teklif edebilir. Fazla değil her ay 20 USD. Daha fazla yapmak isteyen milli mekteplere yardım edebilir. Bir düşünün, Kırım`ın geleceği için ne kadar büyük bir iş yapmış olursunuz.

Vatan Kırım`dan sevgilerle…
Savlukman kalınız.
İsmet Yüksel

Kırım’da Bir Çocuk Okut Kampanyası 8 senedir devam ediyor.

İşte yukarıdaki mesajla başlayan kampanya katılımcıları başlangıçta 5-10 çocuğa ayda 15 dolar vererek yardım ediyordu. İsmet Bey’in fedakârlığı, ısrarlı takipleri ve emeği ile 8 sene içinde yardımlar yüzlerce çocuğa ulaştı. O günlerde ilköğretimde okuyan pek çok muhtaç çocuğumuz üniversiteye başlayıp mezun oldu. Aralarında bilim olimpiyatlarından altın madalya ile dönenler vardı. Yüzlerce çocuğumuzun kaderi değişti. Internet sayesinde dünyanın dört bir yanından gönüllüler kampanyadan haberdar olarak katkıda bulundu.

Bugün kampanyada 141 Aktif Gönüllü 464 çocuğa burs veriyor. İhtiyaç sahibi öğrenciler elbette daha çok ama kampanyanın mali ve işgücü sınırları ancak bu noktaya kadar destek verebiliyor.

Mektuplaşma çok önemli

Kampanyaya katılan gönüllüler ile çocuklar arasındaki iletişim mektuplarla sağlanıyor. Bu, kampanyanın olmazsa olmaz şartlarından biri.

Çocuklar kendilerine yardımda bulunan büyüklerine anadillerinde mektuplar yazdılar. Kendilerini, ailelerini, köylerini okullarını, vatanlarını diasporadakilere anlattılar. Bu mektuplar o kadar içten, o kadar naifti ki… Minik eller köylerindeki çiçekleri mektuplarına resmediyordu. Şu çizilen kendi evleri, hemen yanındaki de Emine aptelerin evi oluyordu. Hasta olduğu için üç gün okula gidilememiş olunuyordu……

Başlangıçta kırık dökük kelimelerden oluşan Rusça katkılı cümleler zaman geçtikçe Kırım Tatarcasının letafetiyle zenginleşmeye başlıyordu. Çocuklarımız büyüyorlar ve gelişiyorlardı.

Bazılarımız okuttuğumuz çocukları Kırım’da ziyaret etme fırsatı da bulduk. Yaşanan duygu seli, bayram havası anlatılır gibi değil… Aileler arasında sıkı bir bağ kuruluyordu. Türkiye’den gelen mektuplar evin baş köşesinde duruyor ve hepsi hatıra olarak saklanıyordu. Çocuklar kendilerine kol kanat geren “akrabalarının” olduğunu bilmenin güveniyle başları dik dolaşıyordu. Hatta babası olmayan bir yavrumuz kendilerine dayılanan Rus çocuklarına “benim Türkiye’de amcam var, seni çok kötü döver” diyebiliyordu.


Öğrencilerin okula hazırlık masrafı 1200 grivna

QHA’dan Dilara Tabakova 7 Ağustos 2008 tarihli haberinde bir öğrencinin giyim-kuşam ve kırtasiye masraflarının 1200 grivna yani yaklaşık 250 dolar tuttuğunu yazmıştı:

“Öğrencinin alışverişi sepetinde, okul forması (yaklaşık 600 grivna), spor kıyafeti (250 grivna), okul çantası (130 grivna), kalemlik (15 grivna), 40 defter (36 grivna), kalem ve keçe kalem takımı (15 grivna), resim albümü (5 grivna), günlük defter (15 grivna) bulunuyor.”

Kırım’da Bir Çocuk Okut Kampanyası’na katılanlar okuttukları çocuklara en az 15 dolar veriyorlar. Ayda 15 dolar 8 sene öncesinin ekonomik şartlarında Kırım’da iyi sayılabilecek bir katkıydı. Bugünün şartlarını ise yukarıdaki haber özetliyor.

Yaptığımız yardımı arttırmalıyız.

Bakın aşağıdaki tablo 2001’den bugüne kadar 1 Eylül tarihindeki $/TL kurunu ve buna bağlı olarak yaptığımız 15$’lık yardımın karşılığını gösteriyor:

$/TL

TL

2001

1,37

20,55

2002

1,69

25,35

2003

1,38

20,70

2004

1,50

22,50

2005

1,33

19,95

2006

1,46

21,90

2007

1,29

19,35

2008

1,17

17,55

Bugün 15 dolar 8 sene öncesinin 20 lirasına bile denk gelmeyen bir meblağ. Üniversite öğrencilerine ise zaten yeterli gelmiyor.

Kampanya giderleri

Bir diğer nazik husus da kampanyanın idari giderlerinin yardım alan çocuk sayısıyla doğru orantılı olarak artıyor olması. Çocuklara paranın dağıtılması için Kırım’ın dört bir yanına gidilip gelinmesi, öğrenciler ve gönüllülerle yapılan telefon görüşmeleri vs… Kampanyayı idare eden gönüllülerin sırtına yüklediğimiz bu masrafları nasıl üstlenmemiz gerektiğine ilişkin çözüm önerilerine ihtiyaç var. Her ne kadar bu iş Allah rızası için yapılıyor, bundan bir şikayet edilmiyor ve konusu açılınca utangaçlıkla cevap veriliyor olsa da, 8 senedir kampanyaya katılan bizlerin bu masrafların üzerinde biraz düşünmesi gerekir. Bunu da her fırsatta dile getirmeyi bir borç biliyorum.

Kampanyaya katılmak isteyenler

Okullar açıldı, bizim balaların durumu böyle. Daha iyi bir gelecek için daha çok desteğe ihtiyaçları var.

Kampanyaya katılmak isteyenler şu adresten geniş bilgi edinip katılabilirler :

http://egitim.vatankirim.net/kampanya/

Zaten katılan hayırseverler de imkânları ölçüsünce yardımlarını artırırlarsa 8 senedir süregelen ve bence diasporanın vatanı için yaptığı en hayırlı hareket olan bu kampanya daha da başarılı olur.

2 Eylül 2008