Dilde, Fikirde, İşte Birlik

Mayıs- Haziran   Sayı : 13

  M.A. Kırımoğlu'nun 18 Mayıs konuşması
  Bilgi,sanat ve milli değerler yolunda : Servinaz Haliova
  Derneğimizden bir portre: Safiye Halilova
  Geleneksel Şenliğimiz Tepreş
   Kırım Kuşak Güreşi Hakkında
  Haberler
» www.emelvakfi.org 
» www.ismailgaspirali.org 
» www.vatankirim.net 
» www.kirimdernegi.org.tr 
» www.tatar.net
» Ocak - Şubat 2001/ Sayı :11
» Mart - Nisan 2001 / Sayı :12

 

 

Mustafa A.KIRIMOĞLU'nun  18 Mayıs 1944 Sürgününün 57.Yılı Anma Merasiminde Yaptığı Konuşma

Sayğılı vatandaşlarımız,

Sayğılı bizimle beraber Kırım Tatar halkının matem kununu kaydetmek için kelgen Misafirlerimiz!

Her yıl 18 Mayısta Kırım Tatarları, dünyanın neresinde yaşamakta olsalar da, bir yerlerde toplanırlar, 1944 senesi halkımızğa karşı komünist rejimi tarafından yapılğan en vahşi cinayetin kurbanlarını anıp, oların ruhlarına beraber dua eteler. Kırım'da ise biz, şehitlerimizin ruhlarına dua etmekle beraber, bu matem kunu halkımızın şimdiki vaziyetini közden keçirip, milletimizin önünde turğan meselelerni, bizim milli ve insan haklarımıznı iade etilmesi ve korçalanması yolunda nasıl engeller ve zorluklar olduğunu müzakere etip, kerekli kararlar ve müracaatlar kabül etemiz. İşte bugün o cinayetin 57-ci yıllığıdır. Hep o keçken yıllar halkımız için büyük mücadele yılları oldu. Başta sürgünlükte insanlarımız son derece zor vaziyetlerde kendi hayatlarını kurtarmak için, kendi milli kimliklerini saklamak için, sonra Vatanımızğa kaytıp kelmek için ve sonki 12-13 yıl içerisinde ise artık öz ana toprağımızda kendi insan ve milli haklarımıznı korçalamak için kureşle keçti. Bizim Vatanımızğa kaytıp kelme yollarımız kolay olmadı. Bizler ğurbet topraklarında yüzbinlerce vatandaşlarımızın mezarlarını, oların sırasında sonki künlerine kadar milletimizin keleceğini düşünüp Vatan icin hareket etken, ama o vatanın kormeyip bu dünyağa hasret dolu közlerini kapatkan vatandaşlarımızın mezarlarını da bırakıp keldik. Men bu gerçeklerni ayrıca bizim genç evlatlarımızğa hatırlatmak isteyim. Unutmanız ki, kıymetli kardeşlerimiz, sizni sürgünlükte dünyağa ketirgen ana-babaların büyük çoğunluğu için en büyük vazife Vatanımızğa kaytıp kelmek ve öz toprağımızda kendi milli devletçiliğimizni kurmak edi, çünki eğer bir milletin Vatanı olmasa, onun devletçiliği olmasa, o millet uzun zaman yer yüzünde kalamaz, o milletin takdiri diğer halklar arasında asimilasyon olup dünyadan yok olup ketmektir. Ve eğer de biz böyle takdirge razı olacak olsak, demek, bizim hiçbir şerefimiz, milli şuurumuz ve haysiyetimiz yok demek mümkündür.

 Söylemek istediğim şu ki, sizin ana-babalarınızın büyük coğunluğu kendi esas vazifelerinden birisini artık yerine ketirdiler - sizler artık öz ana toprağınızdasınız. Elbet halkımızın bir kısmı belli sebeplerden dolayı vatanımızğa daha kaytıp olamadı, ama inşallah o sebepler yakın zamanlarda ortalıktan kaldırılacaktır. Fakat, vatanğa kaytıp kelmeknen vazife bitmey. Öz toprağımızda kendi dilimizni, dinimizni, urf-adelerimizni saklamak ve canlandırmak için, hep milli haklarımıznı geri almamız için ve tam manasıyla bir millet olarak hayat kurmak için daha çok hareketler yapılması kerek  olacak. Ve bu vazife hep milli duyğularını kaybetmegen insanlarımızın vazifeleri olmakla beraber, birinciden bizim genclerimizin vazifesidir.

 Halkımızın vatanımızğa büyük akıntısı başlandığından artık 14 yıl keçti. Sovyetler Birliginin dagılışı ve bağımsız Ukrayna meydanğa kelmesi halkımız  arasında büyük ümitler yaratkan edi. Bağımsız ve demokratik Ukrayna'da bizim hep milli haklarımızı tez vakitlerde iade etilecegine ve esas meselelerimiz çözülecegine büyük inanclarımız vardı. Ama o ümitler gerçekleşmedi. Bizim topraklarımızda yerleştirilgen şovenistler halkımızın hakları iade etmesine aktif şekilde karşı çıktılar ve bu kunge kadar da karşı çıkmağa devam etmektedirler.

Kırım Tatar Milli hareketi Ukrayna bağımsızlığını ilan ettiginden bu künge kadar Kırım'ın içerisinde daima Ukrayna'nın butunlügü taraftarı olarak bolücü Rus separatistlere ve komunist revanşistlerge karşı turğan en esas bir kuvvet olmasına rağmen, biz devlet tarafından kerekli derecede destek ve yardım almadık. Bundan da ğayrı, Kiev'in yüksek makamlarında çalışkan birçok kimseler buradaki şovenistlerni kızdırmamak için ve olarnı memnun etmek için bizim haklarımıznı zedelemege imkan yaratalar.Ukrayna parlamentosunda komunist partisi ve diger solcu partilerin deputatları Kırım Tatarların haklarını korçalayacak hep kanun projelerine karşı çıkalar ve o kanunların kabül etmesine yol vermeyler. Malüm olduğu gibi, 1998 senenin sonunda yine şu Ukrayna parlamentosu bizim halkımızın esas haklarını ayak tibine alğan ve bizim vatanımıznı bir Rus cumhuriyeti şekline ketirmek için niyetlendirilgen Kırım otonom cumhuriyetin anayasasını tasdıkladı. Neticede, Kırım yarımadası şimdi Ukrayna içerisinde en gergin ve 'kırmızı' bir bölge şekline keldi ve bu toprağın yerli halkı - Kırım Tatarlar halkı öz vatanında en haksız bir toplum vaziyetinde kaldı. Şimdi, bildiğiniz kibi, Kırım parlamentosunda bizim halkımızın hiçbir temsilcişi yoktur. Hem de o parlamentonun başında  Kırım Tatar halkına en düşmancasına davranğan, bizim halkımızğa karşı en büyük cinayetler yapkan komünist partisin yerli başkanıdır. Bu herif acıktan acık ardı sıra halkımızğa karşı zeher dolu acıklamalar yapa, daima milletlerarası kerginlik yarata ve aslında hep Kırım içerisinde şovenistlerin rehberi kibi oldu. Kırım hükümetinde ve zaten otonom cumhuriyetin icra sisteminde ise Kırım Tataların temsilciligi sayımızğa kore 10-15 kere azdır. Kırım Tatarları arasında işsizlik ve evsizlik oranı diğer Kırım'da yaşayan topluluklarnen kıyas ettiğimiz zaman 4-5 kere ziyade yüksektir.

Toprak özelleştirme meselesinde de Kırım Tatarların hakları hiç hesapka alınmay. Şimdi yürürlükte olğan kararlar ve kaidelerge köre, toprak esas olarak eski kolhoz azalarına dağıtılacakmış. Köy yerlerinde yaşağan Kırım Tatarları büyük çoğunluğu ise, malüm olduğu kibi, belli sebeplerden dolayı isteseler bile o kolhozların azaları olmağa imkanları olmadı. Neticede öyle olup çıka ki, halkımızın yüzde 75-ni teşkil etken köylu soydaşlarımızın büyük çoğunluğu topraksız kalacak, bizim babalarımızın ve dedelerimizin toprakları ise İkinci Dünya Savaşından sonra Rusya'dan ketirilgen kimselerge dağıtılacak.  Kırım Tatar Milli Meclisi'nin büyük baskıları ve yüksek makamlara birçok müracaatlarımızdan sonra, birkaç yerlerde bu mesele etrafında tartışmalar ve kalabalıklar neticesinde, Kırım Tatarlarını kandırmak için başka bir teklifnen çıktılar. Tekliflerine köre, topraksız kalğan Kırım Tatarlarına çalışmak için bir-iki gektar 'rezerv' topraklarından dağıtacaklarmış. Ama bu da sırf dolandırıcılıktır, çünki, birinciden, 'rezerv' toprakların yüzölçüsü yeterli kadar değil ve o toprakların sonki gektarına kadar Kırım Tatarlarına dağıtsalar bile, hepsi bir aile başına kelgen toprak ölçüsü Ruslara adam başına dağıtılğan toprakların ölçüsün yarısını bile teşkil etmeyecek. İkinciden, o 'rezerv' toprakların büyük kısmın kalitesi bambaşka ve o topraklarda ziraatçılık yapıp hayat keçirmek imkansızdır. Ve üçüncüden, eğer o 'rezerv' topraklar şimdi tamamile dağıtılacak olsa, daha sürgünlükten mutlaka kaytıp kelecek ve köy yerlerinde yerleşecek bizim soydaşlarımızın halı ne olacak? Kendi babaların topraklarında yerleştirilgen kimselerin ırğatları olacaklar mı? Toprak meselesinde şimdi bizim haklı taleplerimiz şudur:

Kırım'da toprak paylaştırılmasını yeniden geçirmek kerek ve hep 18 yaşını toldurğan ve köy yerlerinde yaşağan Kırım Tatarlarına eski kolhoz azalarına verildiği ölçüde özel mülkiyet olarak toprak payı verilmelidir. 'Rezerv' topraklarına ise şimdice dokunulmayacak ve o topraklar daha mecburen ğurbetlikte kalan ama vatanlarına kaytıp kelecek Kırım Tatarlarına dağıtılmalıdır.

  Sayğılı vatandaşlar,

Toprak meselesi bizim halkımız için şimdi en ciddi meselelerden birisidir. Eğer şimdi toprak meselesinde öz haklarımıznı korçalayıp olamazsak, o zaman biz yalnız kendilerimizi değil de, kelecek nesillerimizni de zor duruma bırakacakmız. Yani, bu mesele halkımız için çok ciddi ve bu meselede haklarımızı korçalamamız için biz her türlü ve çok ciddi hareketlerge hazır olmamız kerektir.


Devlet tarafından Kırım Tatarların problemlerine hiç dikkat yoktur desek, bu elbette, haksızlık olacaktır. 1999 senenin Mayıs ayından bu güne kadar Ukrayna Cumhurreisi Leonid Kuçma Kırım Tatar Milli Meclisinen 5 kere korüşmeler geçirdi, bundan da ğayrı, L.Kuçma bu zaman içerisinde 7-8 kere ayrıca Meclis rehberlerinen korüştü. Hem de, bu korüşmelerin büyük çoğunluğu Kırım'da geçti. Yani, bizim dertlerimizni dinlemek ve problemlerimizni çözülmesine nasıldır tedbirler almak için 50 millionlu büyük devletin lideri kendisi bizim yanımızğa kele. Halkımızın sonki 200 yüzyıldan ziyade tarihinde asla böyle vaziyet olğan edi mi? Yok, olmamıştı. Hatırlanız, kaç aylar ve yıllar Kırım Tatar halkının temsilcilerine Moskova'da Kremlinin bosağasında, ne zaman Komunist Partisinin padişahları olarnı kabül eterler de ve halkımızın taleplerini dinler, diye beklemek kerek ola edi. Ukrayna Cumhurbaşkanın bu derecede bizim problerimize dikkat kosterdiği için biz elbette minnetdarız. O korüşmelerde Cumhurbaşkanı Kırım Tatarların problemleri çözülmesi için otonom cumhuriyetin rehberlerine ve çeşit Kiev'deki idare müdürlerine kerekli talimatlar ve buyruklar vere, ama o buyrukların ve talimatların onda biri bile yerine ketirilmey. Bazı meselelerde ise Cumhurbaşkanının talimatlarına ve buyruklarına tam karşı davranışlar yapıla. Mesela, L.Kuçma her korüşmelerde otonom cumhuriyetin rehberlerine, hep Kırım Tatarlarının meselelerini çözmek için o halkın temsil etken ve o halk taraftan seçilgen Milli Meclisnen işbirlik yapmalarını emir ete, ama otonom cumhuriyetinin parlamento reisi ve ayni zaman komünist partisinin başkanı L.Graç ise, tam tersine, kendi çıkışlarında ardı sıra Kırım Tatar Milli Meclisine karşı çeşit iftiralar ve uydurmalar tarkata, mahsus problemler çözülmemesi için ve halkımızın birliğini bozmak için halk taraftan saylanılğan Kırım Tatar Milli Meclisine karşı kendisine uyğun birkaç satkın kimselerni bir arağa toplayıp nasıldır "beyaz sakallılar" teşkilatı kura ve olarnı sanki Kırım Tatar halkının temsilcileri kibi köstermeye çalışa. Ukrayna Cumhurbaşkanı, Kırım'da çeşit din taraftarları arasında kerginligi ortadan kaldırılması için kerekli tedbirler alınmasını buyruk vere, ama bu dinsiz komunis partisinin başkanı ise açıktan açık Kırım'nı haçlarnen toldurmağa niyetlengen provokatorların tarafını tuta ve yine Kırım Tatarlarına karşı pis açıklamalar yapa. Toprak meselesinde de ayni vaziyet. Cumhurbaşkanı, buradaki rehberlere dey ki, Kırım Tatar halkının temsilcilerinen beraber meseleni bakınız, mevcüt toprak kanunları çerçevesinde meseleni çözmeye calışınız, ama erer de imkansız olsa tekliflerinizi veriniz de, o kanunlarğa ve karalarğa biz Kiyev'de kerekli denişmeler kirseteyik. Otonom cumhuriyetin rehberlerinen beraber oturamız, tartışamız, neticede bir fikirge kelgen kibi olamız ve anlaşma protokolları bile imzalaymız, ama ertesi günü bunlar tam tersine davranalar ve, af edersiniz, kendi bildiği haltlarını yemeğe devam eteler. Otonom cumhuriyetinin başbakanı Sergey Kunitsin bazı zaman bizim taleplerimizge köre kararlar da imzalay, ama aşağıdaki ve rayonlardaki şovenistler o karaları yerine ketirmeyler, açıktan açık sabotaj yapalar.

Elbet, önce işaret ettiğim gibi, Kiyev'de de ve ayrıca Ukrayna parlamentosunda halkımızın gerçek dostlarından ğayrı bizim açık düşmanlarımız da çok. Onun için orada halkımızın milli haklarını korçalayacak kerekli kanunlar kabül etilmey. Ama, nasıl da olsa, bizim haklarımıza karşı çıkan esas kuvvetler buradadır. Kırım parlamentosunda halkımızın yeterli sayıda temsilcileri olmayınca, o parlamentonun başında cinayetçi partinin başkanı olunca, ceşit bakanlıkların, rayon idarelerin ve organların başında kıpkırmızı şovenistler olunca elbette mesele çözülmez ve Kırım'da daima milletlerarası kerginlik olacaktır. Milli ve insan haklarımıznı korçalamak için biz elbette her alanda, hem Kiyev'in idarelerinde, hem Ukrayna milli-demokratik kuvvetlerinen beraber, hem dünya çapında, uluslararası teşkilatlarda çalışmamız kerek ve bu çalışmalar imkanlarımız çerçevesinde devam etmektedir. Ama esas hareketler burada, Kırım'da olması kerek. Hareketlerimiz kuvvetli ve verimli olması için birinciden, elbette, bu hareketlerde ep halkımız iştirak etmesi kerek. Men kendi şahsi işlerimni bakayım da, başkaları o hareketlerdi iştirak etsin, başkalerı mitinglerge, toplantılarğa ve diğer aktsiyalarğa varsınlar, başkaları millet meselesinen uğraşsınlar, degen "akıllılar" aramızda çok olacak olsa, elbette hareketlerimiz etkili ve verimli olamaz. İkinciden, eger biz gerçekten de meselelerimiz tezce çözülmesini istesek, bizler büyük siyasi aktiflikle beraber hem Milli hareketimizde, hem de bütün halkımız çapında son derece terbiyeli ve nizamlı davranmamız kerek.

10 yıl evvel biz halkımıznı daha ziyade birleştirmek için, milli ve insan haklarımıznı daha effektif şekilde korçalam için eski milli Kurultay sistemini canlandırdık. Kurultay vekilleri demokratik şekilde halkımız tarafından seçile ve o vekiller Kurultay toplantısında gizli oynen halkımıznı temsil etken, tüm halkımız adından konuşmaya ve kararlar kabül etmeye hakkı olan Kırım Tata Milli Meclisini ve onun reisini saylay. Kırım Tatar Milli Meclisinin esas gücü halkımızın destegi, insanlarımızın Meclis taraftan alınğan kararlarğa kore aktif ve nizamlı davranışlarıdır. Bu sene ve bu günlerde yeni, Dördüncü Kurultay vekilleri seçimi başlandı. Vekiller saylanıldıktan sonra, belki Ağustos-Eylül (Avgust-Sentabr) aylarında 4.Kurultay toplanacak ve yeni Kırım Tatar Milli Meclisi ve onun yeni reisi saylanacak. Sayğılı vatandaşlar, bu saylavlarda hepinizni aktif iştirak etmenizni ve en namuslu ve becerikli Kurultay vekilleri ve yeni Meclis azaları secilmesine yardımcı olmanıznı rica etemiz.  Son olarak, sayğılı vatandaşlar, sizlere daha bir şeyni hatırlatmak isteyim. Bizim milli ve insan haklarımız için yürüttüğümüz Milli hareketin çızğısı Kırım Tatarları ve Kırım'da yaşağan başka milletler arasında değil. Kırım'da yaşağan Ruslar ve diğer milletler arasında bizim haklı davamızı destekleyen, bizim halkımıza dost olan çok insanlar var. Bizim davamızda cephe çızğısı milletler arasında değil de, normal insanlar ve şovenistler arasında, demokratik kuvvetler ve eski totaliter sistemin yeniden tiklemeye isteyenler arasında geçmektedir. 50 yıl kadar devam etken Milli hareketimizin tarihinde biz daha hiç kimsenin kanını dökmedik, biz kendi haklarımız için hareketimizde yalnız demokratik usülleri kullandık ve böylelikle bizim Milli hareketimiz ve halkımız dünyanın ihtibarın ve sayğısını kazandı. İnşallah, kelecekte de üyle olacaktır.

Halkımızın önünde daha çok ve zor vazifeler var, ama eminim ki, milletimizin kırılmaz iradesinen ve Allahın yardımınen biz hep zorluklarnı yenermiz. Allah büyüktür, Onun her şeye gücü yeter!

Allahu Ekber!

Mustafa Cemiloğlu

18 Mayis 2001

Aq-Mescit

 

   

 
   

 

Derneğimiz 21.12.1992 tarih ve 92/3924 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "kamu yararına dernek"tir.

 
   

www.bahcesaray.cjb.net